SİNEKLER ve ARILAR...

ÖZEL HABER 04.07.2026 - 22:01, Güncelleme: 04.07.2026 - 22:01
 

SİNEKLER ve ARILAR...

ERCAN YILMAZ
Bilim Adamları bir araştırma yapmak üzere deney ortamında bir şey denerler...  Arıları ve sinekleri ağzı açık bir şişeye koyarlar... Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirirler... İşte O an ibretlik bir hadise cereyan eder...  Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru iler lakin şişenin tabanı kapalı olduğundan dışarı çıkmayı başaramazlar... Bu arada sinekler, şişenin ağzına doğru doluşmuşlar ve  dışarı çıkıp karanlıkta kaybolmuşlar bile...  Karanlık tarafta bulunan şişenin açık ağzına doğru tek bir arı bile gitmemiş...! Camın önünde ışığa doğru çabalamaya devam etmişler... İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor doğal olarak...  Ancak daha derinlemesine düşününce; Karşımıza anıt gibi dikilen bir yaşam tarzı ortaya çıkıyor....! Albert Einstein'e göre arılar olmazsa, insan yaşamı 4 yıl sonra son bulur... Arılar nerede, hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulabilen, Ve o kovanın yüzlerce peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir canlıdır... Ve bu olağanüstü canlı nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi? Ve muhteşem ders! Kuşkusuz ışığa ve aydınlığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır... Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyeceklerdir... Ve bu uğurda da gerektiğinde ölmeyi göze alabilecek bir kutlu nesildir...  Sinekler ise karanlığa doğru sıvışan kaçaklardır... Hiç umursamadan Karanlığa doğru yürüyenlerdir... Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak, bencil varlıklardır... Sadece kendi yaşamları değerlidir... Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Değerlerin ve maneviyatın yada haram ile helalin bir önemi yoktur... Mesela;  Arıyı kovalamak isterseniz o kaçmaz, sizinle savaşır... Hem de iğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır...! Ve değerleri için ölür... Ama sinekler kaçarlar... Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler terk ettikleri yere... Mikrop taşıyan ayaklarıyla ezerler, yaşadığımız her yeri...! Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar... Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler... Çöplüklerde, tuvaletlerde, bataklıklarda…  Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin bile hiç önemi yoktur...!  İşte HAYATA DAİR DURUŞ bu örnekte gizlidir!  Ya Sinek olup karanlığa... Ya da Arı olup aydınlığa koşmak! Engellere rağmen ışığa yürüyenlere, ışığa ulaşmak için çabalayanlara... Duruşunu bozmadan inandığı değerler uğruna yaşayanlara... BİN SELAM OLSUN...!
ERCAN YILMAZ

Bilim Adamları bir araştırma yapmak üzere deney ortamında bir şey denerler... 

Arıları ve sinekleri ağzı açık bir şişeye koyarlar...

Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirirler...

İşte O an ibretlik bir hadise cereyan eder... 

Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru iler lakin şişenin tabanı kapalı olduğundan dışarı çıkmayı başaramazlar...

Bu arada sinekler, şişenin ağzına doğru doluşmuşlar ve  dışarı çıkıp karanlıkta kaybolmuşlar bile... 

Karanlık tarafta bulunan şişenin açık ağzına doğru tek bir arı bile gitmemiş...!

Camın önünde ışığa doğru çabalamaya devam etmişler...
İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor doğal olarak... 

Ancak daha derinlemesine düşününce;

Karşımıza anıt gibi dikilen bir yaşam tarzı ortaya çıkıyor....!

Albert Einstein'e göre arılar olmazsa, insan yaşamı 4 yıl sonra son bulur...

Arılar nerede, hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulabilen, Ve o kovanın yüzlerce peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir canlıdır...

Ve bu olağanüstü canlı nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi?

Ve muhteşem ders!

Kuşkusuz ışığa ve aydınlığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır...

Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyeceklerdir...
Ve bu uğurda da gerektiğinde ölmeyi göze alabilecek bir kutlu nesildir... 

Sinekler ise karanlığa doğru sıvışan kaçaklardır...
Hiç umursamadan Karanlığa doğru yürüyenlerdir...
Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak, bencil varlıklardır...
Sadece kendi yaşamları değerlidir...
Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Değerlerin ve maneviyatın yada haram ile helalin bir önemi yoktur...

Mesela; 

Arıyı kovalamak isterseniz o kaçmaz, sizinle savaşır...
Hem de iğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır...!
Ve değerleri için ölür...

Ama sinekler kaçarlar...
Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler terk ettikleri yere...
Mikrop taşıyan ayaklarıyla ezerler, yaşadığımız her yeri...!

Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar...

Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler...
Çöplüklerde, tuvaletlerde, bataklıklarda… 
Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin bile hiç önemi yoktur...! 

İşte HAYATA DAİR DURUŞ bu örnekte gizlidir! 

Ya Sinek olup karanlığa...
Ya da Arı olup aydınlığa koşmak!

Engellere rağmen ışığa yürüyenlere, ışığa ulaşmak için çabalayanlara...

Duruşunu bozmadan inandığı değerler uğruna yaşayanlara...

BİN SELAM OLSUN...!

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanamedyahaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.