DAMARINDA KAN YERİNE SU AKANLAR...!

ÖZEL HABER 11.02.2026 - 21:16, Güncelleme: 11.02.2026 - 21:29 1255 kez okundu.
 

DAMARINDA KAN YERİNE SU AKANLAR...!

ERCAN YILMAZ
Hayat bir hikaye... Bir varmış, bir yokmuş diye başlayan bütün serüvenler gibi... Yaşadıkça pişiyor... Piştikçe insanlardan uzaklaşıp çok daha farklı boyutlara giriyorsunuz... Malumunuz bir cezaevi sürecim oldu... Yaklaşık 4 Buçuk ay demir parmaklıklarla hemhal olduk... Bu süreci ve yaşadıklarımı burada anlatarak ajitasyon malzemesi haline kendimi asla getirmem... Biz sokaklarda büyüdük... Çokta yabancı bir ortama gitmedik yani... Çok özel ve güzel dostlar ile birlikte... Çok önemli bir süreç yaşadım... Kendimle yüzleşmekten tutun... Bunca zamandır iyiliğimin dokunduğu herkesi analiz etme şansım oldu... Kötülük ettiklerimi de analiz ettim... Hatalarımla MERTÇE yüzleşip kendimle çok büyük bir kavga sonucunda, bundan sonra ki hayatımda neler yapacağımı ve nasıl bir insan haline dönüşmem gerektiğini pekiştirdim... Kimse kusursuz değil... Hatalarımız bizi bugün ki olduğumuz karakter haline dönüştürüyor... Birde bunca şeye rağmen damarında kan yerine su akanları görmek bizi hatalarımızdan bir kat daha ders almaya sürüklüyor... Bunca yıldır çapsızlıklarına... Cahilliklerine... Kolpacı karakter ve hayatlarına rağmen adam ettiklerimizi çok daha net görüyor ve kendimizle olan hesaplaşmamızda bunları not alıyoruz...  4 Buçuk ayda her şey çok hızlı gelişmiş... İhanetler... Vefasızlık ve şerefsizlik had safhaya ulaşmış... İnsanlık hızla yıkıma gittiğinin farkında olmadan bu yıkımı erkene almak için adeta bir lağım çukuruna batmış! Varsın olsun... Bedelini bunca zaman ödediğimiz ADAM OLMAK şiarından zerre taviz vermeden devam edeceğiz yolculuğumuza... 12 Şubat 1975 Stuttgart / ALMANYA'DA başlayan hayat serüvenimizin 51. yılındayız... Allah Kıblemizi ve Ülkümüzü bize unutturmasın... Kızıl Elma yolunda kalan ömrümüzü geçirmemizi... Ve nihayetini Şehadet mertebesiyle sonlandırmayı nasip eylesin...  Bizler Mevlana ve Yunus Emre değiliz maalesef... Karakterimizde Ebu Zer ( A.S.) ve Yavuz Sultan Selim mayası var... Hep dediğim gibi... İnsanın bu hayatta 2 şeyi değişmez... Kaderi... Ve Karakteri...  Siyasi kimliğinden önce Edebiyatçı kimliği ile bilinen AK Parti Adana Milletvekili ve sözcüsü Ömer Çelik'in yıllar önce yazmış olduğu MAVİ ÖLÜM isimli enfes yazıda dediği gibi... "Sarı bir hüzün... Kızıl bir gurur... Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım... Bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar...!" ALLAH var GAM yok Vesselam... 
ERCAN YILMAZ

Hayat bir hikaye...
Bir varmış, bir yokmuş diye başlayan bütün serüvenler gibi...
Yaşadıkça pişiyor...
Piştikçe insanlardan uzaklaşıp çok daha farklı boyutlara giriyorsunuz...

Malumunuz bir cezaevi sürecim oldu...
Yaklaşık 4 Buçuk ay demir parmaklıklarla hemhal olduk...
Bu süreci ve yaşadıklarımı burada anlatarak ajitasyon malzemesi haline kendimi asla getirmem...

Biz sokaklarda büyüdük...
Çokta yabancı bir ortama gitmedik yani...

Çok özel ve güzel dostlar ile birlikte...
Çok önemli bir süreç yaşadım...
Kendimle yüzleşmekten tutun...
Bunca zamandır iyiliğimin dokunduğu herkesi analiz etme şansım oldu...
Kötülük ettiklerimi de analiz ettim...
Hatalarımla MERTÇE yüzleşip kendimle çok büyük bir kavga sonucunda, bundan sonra ki hayatımda neler yapacağımı ve nasıl bir insan haline dönüşmem gerektiğini pekiştirdim...

Kimse kusursuz değil...
Hatalarımız bizi bugün ki olduğumuz karakter haline dönüştürüyor...
Birde bunca şeye rağmen damarında kan yerine su akanları görmek bizi hatalarımızdan bir kat daha ders almaya sürüklüyor...

Bunca yıldır çapsızlıklarına...
Cahilliklerine...
Kolpacı karakter ve hayatlarına rağmen adam ettiklerimizi çok daha net görüyor ve kendimizle olan hesaplaşmamızda bunları not alıyoruz... 

4 Buçuk ayda her şey çok hızlı gelişmiş...
İhanetler...
Vefasızlık ve şerefsizlik had safhaya ulaşmış...
İnsanlık hızla yıkıma gittiğinin farkında olmadan bu yıkımı erkene almak için adeta bir lağım çukuruna batmış!

Varsın olsun...
Bedelini bunca zaman ödediğimiz ADAM OLMAK şiarından zerre taviz vermeden devam edeceğiz yolculuğumuza...

12 Şubat 1975 Stuttgart / ALMANYA'DA başlayan hayat serüvenimizin 51. yılındayız...
Allah Kıblemizi ve Ülkümüzü bize unutturmasın...
Kızıl Elma yolunda kalan ömrümüzü geçirmemizi...
Ve nihayetini Şehadet mertebesiyle sonlandırmayı nasip eylesin... 

Bizler Mevlana ve Yunus Emre değiliz maalesef...
Karakterimizde Ebu Zer ( A.S.) ve Yavuz Sultan Selim mayası var...

Hep dediğim gibi...
İnsanın bu hayatta 2 şeyi değişmez...
Kaderi...
Ve Karakteri... 

Siyasi kimliğinden önce Edebiyatçı kimliği ile bilinen AK Parti Adana Milletvekili ve sözcüsü Ömer Çelik'in yıllar önce yazmış olduğu MAVİ ÖLÜM isimli enfes yazıda dediği gibi...

"Sarı bir hüzün...
Kızıl bir gurur...
Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım...

Bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar...!"

ALLAH var GAM yok Vesselam... 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanamedyahaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.