Bu iş yargıdan geri döner! YÜREĞİR'DE SEÇİM TARIK ÖZÜNAL'INDIR! İşte Av. Mahmut Kaya'dan hukuki gerekçeler!
Bu iş yargıdan geri döner! YÜREĞİR'DE SEÇİM TARIK ÖZÜNAL'INDIR! İşte Av. Mahmut Kaya'dan hukuki gerekçeler!
Bu iş yargıdan geri döner! YÜREĞİR'DE SEÇİM TARIK ÖZÜNAL'INDIR! İşte Av. Mahmut Kaya'dan hukuki gerekçeler!
AH YÜREĞİR AH!
Her halinle insanları şaşırtmaya devam ediyorsun…
Yüreğir Belediye Başkan Vekilliği seçimine ilişkin hukuki süreci bir kez daha, bu defa daha dikkatli ve hukuki zeminde değerlendirmek gerekiyor.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. ve 46. maddeleri çerçevesinde yapılan başkan vekilliği seçiminde tur sistemi ve aranacak çoğunluklar açık bir hukuki çerçeveye tabidir.
Yüreğir Belediye Meclisinin 37 üyeden oluştuğu kabul edildiğinde;
* Üye tam sayısının 2/3’ü: 25 oy
* Salt çoğunluk: 19 oy
olmaktadır.
Dolayısıyla seçim süreci bakımından;
1. Tur: Üye tam sayısının 2/3’ü aranır. Bu çoğunluk sağlanamazsa 2. tura geçilir.
2. Tur: Yine üye tam sayısının 2/3’ü aranır. Bu çoğunluk sağlanamazsa 3. tura geçilir.
3. Tur: Artık üye tam sayısının salt çoğunluğu, yani Yüreğir bakımından 19 oy aranır.
İşte hukuki uyuşmazlığın düğümlendiği nokta tam olarak burasıdır.
3. turda Cumhur İttifakı adayı Tarık Özünal 19 oy, CHP adayı Cafer Boyraz ise 18 oy almıştır.
Başka bir ifadeyle, 37 üyeli Belediye Meclisinde Tarık Özünal, kanunun aradığı salt çoğunluğu sağlamıştır.
Bu durumda şu sorunun sorulması kaçınılmazdır:
3. turda 19 oy alan aday salt çoğunluğu sağlamışsa, neden 4. tur oylamasına geçilmiştir?
Çünkü üçüncü turda aranan çoğunluk sağlanmışsa, seçim sonucunun artık belirlenmiş olması gerekir. 4. tur, üçüncü turda kanunun aradığı salt çoğunluğun elde edilememesi halinde gündeme gelebilecek bir aşamadır.
Dolayısıyla 3. turda 19–18 şeklinde bir sonuç ortaya çıkmışsa, seçim tutanağının ve meclis işlemlerinin hukuki açıdan çok dikkatli şekilde incelenmesi gerekir.
Burada mesele yalnızca bir siyasi partinin veya bir adayın seçimi kazanıp kaybetmesi değildir.
Mesele, kanunun öngördüğü seçim usulünün doğru uygulanıp uygulanmadığıdır.
Ve tam da bu nedenle insanın aklına başka sorular geliyor:
Yeni atanan il başkanı meclis toplantısında hazır bulunmasına rağmen, 3. tur sonucunda 19 oy alan aday lehine neden usul itirazında bulunulmadı?
Tarık Özünal’ın seçimde hazır bulunan hukuki danışmanları bu hususu neden fark etmedi?
Siyasi parti teşkilatlarının hukukçuları veya meclis grubunun hukuki danışmanları neden 3. tur sonucuna ilişkin açık bir usul itirazı yapmadı?
Daha da önemlisi;
3. turda 19 oy alarak salt çoğunluğu sağladığı düşünülen bir adayın, 4. tur oylamasına geçilmesine karşı neden derhal itiraz edilmedi?
Bunlar yalnızca siyasi sorular değil, aynı zamanda hukuki sorulardır.
Çünkü idare hukukunda seçim işlemlerinde yalnızca ortaya çıkan sonuca değil, o sonuca hangi usul izlenerek ulaşıldığına da bakılır.
Eğer üçüncü turda kanunun aradığı çoğunluk sağlanmış olmasına rağmen dördüncü tura geçilmişse, bu işlemin hukuka uygunluğu ayrıca tartışılmalıdır.
Ve bugün yapılması gereken şey, “kim kazandı, kim kaybetti?” tartışmasından önce;
“Kanun ne diyor ve Belediye Meclisi kanunun öngördüğü usule uygun hareket etti mi?”
sorusuna cevap vermektir.
Çünkü hukuk, siyasi çoğunluğun değil; kanunun üstünlüğünün güvencesidir.
Yüreğir’de yaşanan her seçim tartışması, bize aynı şeyi bir kez daha gösteriyor:
Bir seçimde sadece sandıktan çıkan oy sayısı değil, o oyların hangi hukuki usulle değerlendirildiği de önemlidir.
Eğer 3. tur gerçekten 19–18 sonuçlandıysa, bundan sonraki tartışmanın merkezinde artık siyasi değerlendirmeler değil, 5393 sayılı Kanun’un 45. maddesinin doğru yorumlanıp yorumlanmadığı bulunmalıdır.
Ve elbette son söz, hukuka aittir.
Ah Yüreğir ah…
Her halinle insanları şaşırtmaya devam ediyorsun.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
